O
Gardiyan girdi içeri; Müdürüm ben
geldim
Müdürün umurunda mı? Keşke hiç
gelmeseydin,
İsyan var dedi müdürüm, o başlattı
O dediği zat ise kükremiş bir aslandı
Bıkmıştı o da herkes gibi ezilmekten
Suçu ise uğraşmaktı pislikle ve
zilletten
Sabretti bekledi, tükenmek bilmedi
çilesi
İsyana sürükledi, biten umutları ve
sevgisi
Müdür iyi tanırdı onu; eyvah! Dedi
Eyvah!
Gözünüzü dört açın, o insan bir
bedbaht,
Askerleri çağırın, ne gerekiyorsa
yapın
Olayı yatıştırın, kimseler duymasın
sakın.
Mahşer yeri oldu, kilitli kapıların
ardı
Arşa yükselen yeri “Allahu-ekber” sesi sardı
Mazlumluktu, özgürlüktü, bir başkaydı
bu isyan
Bir damla kan akmasın, ölmesin bir
tek insan
İnanç dolu kalplerle, hep birden
inlediler
Müdür bey odasından, askerlerde
dinlediler
Bazen hak veren oldu, müdür bey hala
gaddar
Alnı secdeye varmamış, acımasız ve
barbar.
Birkaç asker kıstı, mazlumların
sesini
Günlerce ağladı o, mahvetti kendisini
Sukutu gardiyan bozdu o nu
çağırıyordu,
Anlaşılan cezası, daha yeni
başlıyordu
Kuruldu bir mahkeme, onu suçlu
buldular,
Meydanda gözleri bağlı, o yiğidi
vurdular,
İbret olsun diye, cesedi meydanda
bekledi
Eğer sağ olsaydı, kalkar kaçardı
belki
Müdür tedirgin oldu, onunda çilesi
dolmuştu,
O cesede bakarken, birden mefta olmuştu,
Demir kapılardan içerde, şimdi iki
cansız beden,
İbret olsun mahkûmlar, sağ çıkmak yok
bu yerden
O yoktu artık, yeni bir lider lazım,
Genç delikanlı dedi, ben her zaman
hazırım,
Hazırlanın yiğitler, bir isyan daha
olacak,
Anlaşılan bu mahkûmlar, ölse de
yılmayacak…
Huseyintk
11 Şubat 1996
10:15
Demetevler